Tanrı bir bahçıvan
İnsanoğlu renk renk çiçek
Ya o hiç konuşmuyor
Ya biz duymuyoruz
Ondan solukluğumuz...
4 Ocak 2012
3 Ocak 2012
Masum Bir Sabah
Hayat zor, içler acıyor
Titrek bakıyor gözlerim Dünyaya...
Gün doğuyor!
Her gün doğuyor,
Masum masum gülümsüyor...
Hangi doğuma tanık olsa bu gözler
Yeniden umutla doluyor...
Titrek bakıyor gözlerim Dünyaya...
Gün doğuyor!
Her gün doğuyor,
Masum masum gülümsüyor...
Hangi doğuma tanık olsa bu gözler
Yeniden umutla doluyor...
2 Ocak 2012
Çığlık
Yüreklerimizde sonsuzluğun ritmi atmakta iken
Bizi Dünyaya bırakıvermişsin
Duyularımız, gücümüz kısıtlı olsa da
Taşıveresimiz geliyor dalga dalga...
Tsunamiler okyanusun coşkusudur bazen
Bazen çığlığıdır içindeki canlıların...
Bizi Dünyaya bırakıvermişsin
Duyularımız, gücümüz kısıtlı olsa da
Taşıveresimiz geliyor dalga dalga...
Tsunamiler okyanusun coşkusudur bazen
Bazen çığlığıdır içindeki canlıların...
1 Ocak 2012
13 Nisan 2011
Gel...
Şiirsizlik
Dolaşıyor aramızda
Can yakıyor her adımda
Yaşamı çekip sürüklüyor…
Şiirsizlik
Kapıyor kapıları
Kurutuyor gözyaşları
Duyulmuyor anın ne rengi, ne de sesi…
Gel şiirim
Uyan ve yak yüreğimi
Her saniyenin coşkun boşluğu
Uzanıp öpsün beni…
Dolaşıyor aramızda
Can yakıyor her adımda
Yaşamı çekip sürüklüyor…
Şiirsizlik
Kapıyor kapıları
Kurutuyor gözyaşları
Duyulmuyor anın ne rengi, ne de sesi…
Gel şiirim
Uyan ve yak yüreğimi
Her saniyenin coşkun boşluğu
Uzanıp öpsün beni…
8 Nisan 2011
iyi ki doğdun...
Renk, ışıl ışıl yaşar gözlerinde
Ten, her an yek olur seninle
Ses, melodini söyler göklerde
Gök duyar ve öper titrek yüreğini…
Kıskanır sevgilim
Renk, ten, ses ve gök kıskanır beni
Yaşayamaz hiçbiri
Seni ben gibi…
04.04.2011
Ten, her an yek olur seninle
Ses, melodini söyler göklerde
Gök duyar ve öper titrek yüreğini…
Kıskanır sevgilim
Renk, ten, ses ve gök kıskanır beni
Yaşayamaz hiçbiri
Seni ben gibi…
04.04.2011
17 Mart 2011
NİNEMİN MASALLARI
Perilerin Sevgilisi
İstanbul Perisi…
Bak serpiyor üzerimize karları ince ince,
Dualar okuyor usul usul:
“Korusun, kollasın doğa her bir canı,
Sevsin, sevinsin şehrin çocukları,
Pamuk pamuk karla çözülüversin yürekler…”
Binbir gece Prensesi
İstanbul Perisi…
Sen ne de çok seversin bizleri
Sade gülümseyişin duyulur bazen
Masalların ötesinden…
Ninemin sesinden…
İstanbul Perisi…
Bak serpiyor üzerimize karları ince ince,
Dualar okuyor usul usul:
“Korusun, kollasın doğa her bir canı,
Sevsin, sevinsin şehrin çocukları,
Pamuk pamuk karla çözülüversin yürekler…”
Binbir gece Prensesi
İstanbul Perisi…
Sen ne de çok seversin bizleri
Sade gülümseyişin duyulur bazen
Masalların ötesinden…
Ninemin sesinden…
7 Şubat 2011
SESSİZ BULUŞMA
Yaşam sahnesinde tanımaya çalışıyorsun beni
Oysa ben burada sade bir oyuncuyum...
Çiçeklerin renklerinde arıyorsun beni
Oysa benim yapraklarım rengarenk…
Kelimelerin arasından görmeye çalışıyorsun beni
Oysa benim ana dilim sessizlik…
Oysa ben burada sade bir oyuncuyum...
Çiçeklerin renklerinde arıyorsun beni
Oysa benim yapraklarım rengarenk…
Kelimelerin arasından görmeye çalışıyorsun beni
Oysa benim ana dilim sessizlik…
2 Şubat 2011
IŞILDIYOR BENGİ İSTANBUL EZGİSİ
Bir derin soluk alıyor İstanbul
Süzülüşünü hissediyor tüm bedeninde…
Hayat doluyor en kuytu köşelerine,
Tepelerinde yapraklar oynuyor.
Boğazı dolduran nefesi,
Uzanıyor binlerce yılın üzerine!
Çocukları gibi her birini
Sevip okşuyor sevinçle…
Geçmiş, gelecek ve şimdi
Hep beraber uyanıyor!
Seven, sevilen gözlerde
Her bir sevda pırıldıyor.
Çağların kucağında: görkemli orkestra!
İki şefi ayakta boğazda…
Dünyayı ve Kozmosu bile
Coşturuyor müziğiyle.
İstanbul melodisi,
Yüreklerin Parlak Liriği!
Dolduruyor ebediyeti,
Tek bir solukta!
Kasım-2010
Süzülüşünü hissediyor tüm bedeninde…
Hayat doluyor en kuytu köşelerine,
Tepelerinde yapraklar oynuyor.
Boğazı dolduran nefesi,
Uzanıyor binlerce yılın üzerine!
Çocukları gibi her birini
Sevip okşuyor sevinçle…
Geçmiş, gelecek ve şimdi
Hep beraber uyanıyor!
Seven, sevilen gözlerde
Her bir sevda pırıldıyor.
Çağların kucağında: görkemli orkestra!
İki şefi ayakta boğazda…
Dünyayı ve Kozmosu bile
Coşturuyor müziğiyle.
İstanbul melodisi,
Yüreklerin Parlak Liriği!
Dolduruyor ebediyeti,
Tek bir solukta!
Kasım-2010
14 Ocak 2011
Akşam Güneşi Balatı
Bir turuncu top batar
Denizin gönlüne
Bir turuncu top doğar
Dağların zihnine…
Bir turuncu top
Gülümseyerek gelir geçer…
Çıkıp bakmak lazım ona
Karşılıklı Kozmosta
O bir çocuğun elinden kaçan
Oyuncak değil asla…
O yaşamdan çiçek çiçek
Fışkıran bengisu…
O Can’ımın Coşkusunu
Her gün yeniden doğuran
Her an hatırlatan
Güneştir
Güne eş…
Denizin gönlüne
Bir turuncu top doğar
Dağların zihnine…
Bir turuncu top
Gülümseyerek gelir geçer…
Çıkıp bakmak lazım ona
Karşılıklı Kozmosta
O bir çocuğun elinden kaçan
Oyuncak değil asla…
O yaşamdan çiçek çiçek
Fışkıran bengisu…
O Can’ımın Coşkusunu
Her gün yeniden doğuran
Her an hatırlatan
Güneştir
Güne eş…
6 Ocak 2011
Yaşamın Üzerine Doğuyor Bebek
Bir bebek doğuyor bugün
Saf, meraklı, ışıl ışıl zihniyle…
Bir bebek doğuyor bugün
Yeni yaşım ebe…
Sağanak iniyor yılların üzerine
Bebeğin gözyaşları eşliğinde
Yaşanmışlıklar umutla bakıyor
Ufukta doğan bu görkemli güneşe…
***
Her doğum günümüzde yeniden doğalım! Yeniden coşalım! Yeniden ak pak olsun zihinler, gönüller… Dünya ancak kendiliğimiz güzelleşince iyileşecek…
Saf, meraklı, ışıl ışıl zihniyle…
Bir bebek doğuyor bugün
Yeni yaşım ebe…
Sağanak iniyor yılların üzerine
Bebeğin gözyaşları eşliğinde
Yaşanmışlıklar umutla bakıyor
Ufukta doğan bu görkemli güneşe…
***
Her doğum günümüzde yeniden doğalım! Yeniden coşalım! Yeniden ak pak olsun zihinler, gönüller… Dünya ancak kendiliğimiz güzelleşince iyileşecek…
31 Aralık 2010
Bebek Kokuludur Başlangıçlar
Soluk soluğa koşuyor hep günler
Tatlı ümitler vadeden
Doğan seneye doğru…
* * *
Doğuyor güneşin bebeği
Şahlanıyor yeni yılın ışınları!
Yarın kucağımızda olacak
Saf, taze ve parlak umutlar var!
27 Aralık 2010
Kahkahalı Şiir
Bu koca İstanbul
Kahkahalar fırlattı art arda
Titredi tüm ses telleri boğazın
Kaçıştı ilhamlarım…
Ah benim şair başım
Anladım bolca esprilerin, gülücüklerin
Neden uzak durduğunu senden:
Sade ortalık ıssızken
Kalkıyor düşler şaha…
Kahkahalar fırlattı art arda
Titredi tüm ses telleri boğazın
Kaçıştı ilhamlarım…
Ah benim şair başım
Anladım bolca esprilerin, gülücüklerin
Neden uzak durduğunu senden:
Sade ortalık ıssızken
Kalkıyor düşler şaha…
24 Aralık 2010
Kahraman Kadın Olmak... Bölüm 4 - Dağcılık
JUNKO TABEI
Junko Tabei (23 Mayıs 1939 - ), Japonya’da doğmuştur. Dünyanın en yüksek doruğu olan Himalaya Dağlarında Everest Tepesi’ne (8848 metre) ulaşan ilk kadın dağcıdır.
İlk dağ tırmanışını, henüz 10 yaşında iken öğretmeni ile yapmıştır. Bu deneyim tüm hayatını değiştirir. Showa Kadın Üniversitesi’ni bitirdikten sonra Dağcılık Kulubüne katılır. 1969 yılında Japonya’da Kadın Dağcılık Klubünü kurar. Fuji Dağının zirvesi (3776 metre) gibi Japonya’nın en yüksek doruklarına eşi ile birlikte tırmanmıştır.
Junko, Avrupa’da Alp Dağlarının zorluğu ile en çok tanınmış zirvelerinden biri olan, İsviçre ile İtalya sınırında yer alan Matterhorn Dağına da tırmanmıştır. Cervino – Le Cervin – Mont Cervin isimleriyle de bilinen bu dik dağ 4478 metre yüksekliğindedir. Junko Tabei, 1972 senesinde Japonya’da en çok tanınan dağcıdır.
Japonya’da (Yomiuri gazetesi ile Nihon Televizyon tarafından) düzenlenen bir yarışmada, Everest Tepesi’ne yollanmak üzere bir kadın dağcı grubu seçilmek istenir. Bin kişiden fazla kadının katıldığı elemelerden, içinde Junko’nun da olduğu 15 kadın seçilir. Yoğun ve güç bir eğitimin ardından 1975 senesinin başlarında, Eliko Hisano liderliğindeki takım yola çıkar. Mayıs ayında Everest’e tırmanırken 6300 metrede kamp kurarlar, ancak aniden bir çığ kamplarına düşer. Çığ nedeniyle, birçok kadın kar altında kalır. Junko Tabei, rehberi Sherpa onu uyandırana kadar toplam 6 dakika kadar bilincini kaybeder. Kendine geldiğinde bu yaşanan sarsıntıya rağmen tırmanışa devam eder ve rehberi Sherpa Ang Tsering ile birlikte, 16 Mayıs 1975 tarihinde zirveye ulaşır. Böylece, Everest’in zirvesine insan ayağı değdikten 22 yıl sonra, bu defa kadın ayağı değmiş olur.
1976 senesinde, Junko Tabei, Yedi Kıtanın En Yüksek Zirvelerini (Seven Summits – Yedi Tepeler) tamamlayan ilk kadın dağcı olmuştur. Bu zirveler Asya – Nepal’de Himalaya Sıradağları üzerinde Everest Zirvesi (8848 metre); Güney Amerika – Arjantin’de Andlar Sıradağları üzerinde Aconcagua Zirvesi (6962 metre); Kuzey Amerika – Alaska’da McKinley Zirvesi (6194 metre); Afrika – Tanzanya’da Klimanjaro Zirvesi (5895 metre); Avrupa – Rusya’da Kafkas Sıradağları üzerinde Elbrus Zirvesi (5642 metre); Antartika’da Sentinel Bölgesinde Vinson Zirvesi (4892 metre); Avustralya ve Okyanusya – Endonezya’da Sudirman Bölgesinde Puncak Jaya (Carstensz Piramidi) Zirvesidir (4884 metre).
WANDA RUTKIEWICZ
Wanda Rutkiewicz (4 Şubat 1943 – 12 Mayıs 1992), Polonya’da doğmuştur. Dünyanın en iyi kadın dağcıları arasındadır. Wanda, Polonyalı ilk kadın dağcıdır ve uzun yıllar Polonyalı tek kadın dağcı olmuştur. Wanda Rutkiewicz, Dünyanın en yüksek ikinci zirvesi olan, Karakurum dağları üzerinde bulunan K2 (Chogori) zirvesine (8611 metre) tırmanmayı ve oradan dönmeyi başaran ilk kadındır.
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Sovyetler Birliği’nin Polonya’nın doğu tarafını istilası nedeniyle ailesi Polonyanın batısına, Wroclaw’a taşınmıştır. Wanda, Wroclaw Üniversitesi’nde Elektrik Mühendisliği bölümünden mezun olmuştur.
Rutkiewicz, 16 Ekim 1978 tarihinde Dünyanın en yüksek zirvesine - Everest Tepesine ulaşmıştır. Everest zirvesine ulaşan üçüncü kadın dağcı olmakla beraber, zirveye ulaşan ilk Avrupalı kadın dağcıdır.
1986 senesinde Dünya’da en yüksek ikinci zirve olan K2’ye ulaşan ilk kadın olmayı başarmıştır. Karakurum dağları üzerindeki K2 zirvesi, aşırı dikliği ve yoğun buzulu nedeniyle dağcılar için en zor tırmanılan dağdır. Son otuz yıl içinde, 100’den fazla kadın dağcı Everest’e tırmanmıştır, ancak bugüne kadar sadece 5 kadın K2 zirvesine ulaşmayı başarmıştır. Wanda Rutkiewicz K2 zirvesine ulaşan ve başarıyla zirveden dönen ilk kadın olmuştur. Farklı zamanlarda K2 zirvesine ulaşmayı başaran diğer 4 kadın dağcının herbiri, dağdan iniş sırasında yaşamını yitirmiştir.
Wanda, Kangchenjunga dağına tırmanışı sırasında, 1992 senesinde dünyadan ayrılmıştır.
GINETTE HARRISON
Ginette Harrison (28 Şubat 1958 – 24 Ekim 1999), İngiliz profesyonel dağcıdır. Dünyanın en yüksek zirvelerinden üçüncüsü olan Himalayaların zirvesi – Kangchenjunga’ya (8598 metre-Hindistan'da kutsal bilinen bir zirvedir) ulaşan ilk kadın dağcıdır.
Ginette’in dağcılık sevgisi küçük yaşta başlar ve 15 yaşına geldiğinde keskin kaya tırmanışları ile ünlüdür. Bristol Üniversitesi’ne gittiğinde dağcılık ile ilgilenmeye devam eder. Bu Üniversiteside tıp öğrenimini tamamladıktan sonra, “Yüksek Dağlarda İnsan Sağlığı” konusunda uzmanlaşır. 25 yaşında iken, Kuzey Amerika’nın en yüksek dağı olan Denali Milli Parkı’ndaki McKinley’ye (6193 metre) tırmanır. Bu tırmanış, Ginette’in dünyanın en yüksek tepelerine tırmanış serisinin ilki olmuştur. Diğer tırmandığı zirveler arasında 7 Ekim 1993 tarihinde ulaştığı Everest vardır. Böylece Everest tepesine ulaşan ikinci İngiliz kadın dağcı olmuştur.
Ginette’in en ünlü tırmanışı, 18 Mayıs 1998 yılında Dünyanın en yüksek 3 doruğundan birine sahip Kangchenjunga’ya tırmanışıdır. Böylece Ginette, Kangchenjunga dağının doruğuna ulaşan ilk kadın dağcı olmuştur. Tırmanış için, dikey buzul yollar içeren, kıvrımlı en zor yollardan biri olan ve potansiyel tehlikeler taşıyan Çek Yolunu (Czech Route) seçmiştir.
1999 senesinde Dhaulagiri dağına tırmanırken oluşan bir çığda hayatını kaybetmiştir.
Junko Tabei (23 Mayıs 1939 - ), Japonya’da doğmuştur. Dünyanın en yüksek doruğu olan Himalaya Dağlarında Everest Tepesi’ne (8848 metre) ulaşan ilk kadın dağcıdır.
İlk dağ tırmanışını, henüz 10 yaşında iken öğretmeni ile yapmıştır. Bu deneyim tüm hayatını değiştirir. Showa Kadın Üniversitesi’ni bitirdikten sonra Dağcılık Kulubüne katılır. 1969 yılında Japonya’da Kadın Dağcılık Klubünü kurar. Fuji Dağının zirvesi (3776 metre) gibi Japonya’nın en yüksek doruklarına eşi ile birlikte tırmanmıştır.
Junko, Avrupa’da Alp Dağlarının zorluğu ile en çok tanınmış zirvelerinden biri olan, İsviçre ile İtalya sınırında yer alan Matterhorn Dağına da tırmanmıştır. Cervino – Le Cervin – Mont Cervin isimleriyle de bilinen bu dik dağ 4478 metre yüksekliğindedir. Junko Tabei, 1972 senesinde Japonya’da en çok tanınan dağcıdır.
Japonya’da (Yomiuri gazetesi ile Nihon Televizyon tarafından) düzenlenen bir yarışmada, Everest Tepesi’ne yollanmak üzere bir kadın dağcı grubu seçilmek istenir. Bin kişiden fazla kadının katıldığı elemelerden, içinde Junko’nun da olduğu 15 kadın seçilir. Yoğun ve güç bir eğitimin ardından 1975 senesinin başlarında, Eliko Hisano liderliğindeki takım yola çıkar. Mayıs ayında Everest’e tırmanırken 6300 metrede kamp kurarlar, ancak aniden bir çığ kamplarına düşer. Çığ nedeniyle, birçok kadın kar altında kalır. Junko Tabei, rehberi Sherpa onu uyandırana kadar toplam 6 dakika kadar bilincini kaybeder. Kendine geldiğinde bu yaşanan sarsıntıya rağmen tırmanışa devam eder ve rehberi Sherpa Ang Tsering ile birlikte, 16 Mayıs 1975 tarihinde zirveye ulaşır. Böylece, Everest’in zirvesine insan ayağı değdikten 22 yıl sonra, bu defa kadın ayağı değmiş olur.
1976 senesinde, Junko Tabei, Yedi Kıtanın En Yüksek Zirvelerini (Seven Summits – Yedi Tepeler) tamamlayan ilk kadın dağcı olmuştur. Bu zirveler Asya – Nepal’de Himalaya Sıradağları üzerinde Everest Zirvesi (8848 metre); Güney Amerika – Arjantin’de Andlar Sıradağları üzerinde Aconcagua Zirvesi (6962 metre); Kuzey Amerika – Alaska’da McKinley Zirvesi (6194 metre); Afrika – Tanzanya’da Klimanjaro Zirvesi (5895 metre); Avrupa – Rusya’da Kafkas Sıradağları üzerinde Elbrus Zirvesi (5642 metre); Antartika’da Sentinel Bölgesinde Vinson Zirvesi (4892 metre); Avustralya ve Okyanusya – Endonezya’da Sudirman Bölgesinde Puncak Jaya (Carstensz Piramidi) Zirvesidir (4884 metre).
WANDA RUTKIEWICZ
Wanda Rutkiewicz (4 Şubat 1943 – 12 Mayıs 1992), Polonya’da doğmuştur. Dünyanın en iyi kadın dağcıları arasındadır. Wanda, Polonyalı ilk kadın dağcıdır ve uzun yıllar Polonyalı tek kadın dağcı olmuştur. Wanda Rutkiewicz, Dünyanın en yüksek ikinci zirvesi olan, Karakurum dağları üzerinde bulunan K2 (Chogori) zirvesine (8611 metre) tırmanmayı ve oradan dönmeyi başaran ilk kadındır.
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Sovyetler Birliği’nin Polonya’nın doğu tarafını istilası nedeniyle ailesi Polonyanın batısına, Wroclaw’a taşınmıştır. Wanda, Wroclaw Üniversitesi’nde Elektrik Mühendisliği bölümünden mezun olmuştur.
Rutkiewicz, 16 Ekim 1978 tarihinde Dünyanın en yüksek zirvesine - Everest Tepesine ulaşmıştır. Everest zirvesine ulaşan üçüncü kadın dağcı olmakla beraber, zirveye ulaşan ilk Avrupalı kadın dağcıdır.
1986 senesinde Dünya’da en yüksek ikinci zirve olan K2’ye ulaşan ilk kadın olmayı başarmıştır. Karakurum dağları üzerindeki K2 zirvesi, aşırı dikliği ve yoğun buzulu nedeniyle dağcılar için en zor tırmanılan dağdır. Son otuz yıl içinde, 100’den fazla kadın dağcı Everest’e tırmanmıştır, ancak bugüne kadar sadece 5 kadın K2 zirvesine ulaşmayı başarmıştır. Wanda Rutkiewicz K2 zirvesine ulaşan ve başarıyla zirveden dönen ilk kadın olmuştur. Farklı zamanlarda K2 zirvesine ulaşmayı başaran diğer 4 kadın dağcının herbiri, dağdan iniş sırasında yaşamını yitirmiştir.
Wanda, Kangchenjunga dağına tırmanışı sırasında, 1992 senesinde dünyadan ayrılmıştır.
GINETTE HARRISON
Ginette Harrison (28 Şubat 1958 – 24 Ekim 1999), İngiliz profesyonel dağcıdır. Dünyanın en yüksek zirvelerinden üçüncüsü olan Himalayaların zirvesi – Kangchenjunga’ya (8598 metre-Hindistan'da kutsal bilinen bir zirvedir) ulaşan ilk kadın dağcıdır.
Ginette’in dağcılık sevgisi küçük yaşta başlar ve 15 yaşına geldiğinde keskin kaya tırmanışları ile ünlüdür. Bristol Üniversitesi’ne gittiğinde dağcılık ile ilgilenmeye devam eder. Bu Üniversiteside tıp öğrenimini tamamladıktan sonra, “Yüksek Dağlarda İnsan Sağlığı” konusunda uzmanlaşır. 25 yaşında iken, Kuzey Amerika’nın en yüksek dağı olan Denali Milli Parkı’ndaki McKinley’ye (6193 metre) tırmanır. Bu tırmanış, Ginette’in dünyanın en yüksek tepelerine tırmanış serisinin ilki olmuştur. Diğer tırmandığı zirveler arasında 7 Ekim 1993 tarihinde ulaştığı Everest vardır. Böylece Everest tepesine ulaşan ikinci İngiliz kadın dağcı olmuştur.
Ginette’in en ünlü tırmanışı, 18 Mayıs 1998 yılında Dünyanın en yüksek 3 doruğundan birine sahip Kangchenjunga’ya tırmanışıdır. Böylece Ginette, Kangchenjunga dağının doruğuna ulaşan ilk kadın dağcı olmuştur. Tırmanış için, dikey buzul yollar içeren, kıvrımlı en zor yollardan biri olan ve potansiyel tehlikeler taşıyan Çek Yolunu (Czech Route) seçmiştir.
1999 senesinde Dhaulagiri dağına tırmanırken oluşan bir çığda hayatını kaybetmiştir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






